Viyagra
Ufaklık, sokakta oynarken bir kutu Viagra bulur. Bir zamane çocuğu olarak bunun ona neler kazandıracağını şıp diye anlar ve kutuyu cebine atar ! Akşam babasının yanına gider, “Bak sokakta ne buldum ! Bir on milyonluk verirsen senin olur ne dersin ?” Şaşıran baba cevap verir, “Aslında fena teklif değil ama neyse ki benim onlara ihtiyacım yok. Git dedene bir sor belki o alır.” Ufaklık derhal dedesine gider ve hapları 10 milyona satmayı teklif eder. Dedesi sorar, “Sağol oğlum ama bunların iş göreceğinden nasıl emin olacağım ?” “Öfff nerden bileyim dede ! ama televizyonda işe yaradığını söylüyorlardı.” “Peki” der dedesi, “Bu gece bir deneyeyim. Eğer işe yararsa yarın paranı alırsın tamam mı ?” Ufaklık teklifi kabul eder ve ertesi sabah dedesini ziyaret eder. Gülümseyen dede torununun eline 50 milyon sıkıştırır. Çocuk şaşırır, “Dede ! seninle 10 milyona anlaştığımızı sanıyordum ?” “Tamamdır oğlum hepsi senin. 40 milyonu büyükannenden !”
Feda
Becky ve Sam 50′nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sam birden soruverdi: “Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?..” “O da nereden çıktı?” diye sinirlendi Becky.. “Cevabı da öğrenmek istemezsin herhalde ?..” “İsterim” dedi Sam.. “Lütfen anlat, ne olur?..” “Madem öyle” dedi Becky, “Üç kez aldattım seni..” “Üç kez öyle mi?.. Kimlerdi onlar?..” “İlki” diye anlatmaya başladı Becky, “Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern araçları getirebildin.” “Ooo Becky.. Benim için kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi..” “Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen gerekiyordu da, hiçbir doktor sana el süremiyordu.. Her an ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey onca yoldan kalktı geldi. Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü..” “Ah benim sevgili karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin öyle mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi olamaz. Böyle bir şey yapman beni ne kadar sevdiğini gösterir. Üçüncü peki?..” “Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş Hekimleri Odası Başkanı olmayı fena halde istiyordun ve 47 oyun eksikti?..”
Görüyorum
Amerikan Delegesi Hanimefendi kürsüye gelmis..
“Geçen yilin kararlarini aynen uyguladim.Eve gider gitmez kocama: ‘Bundan sonra temiz çamasir istersen kendi çamasirini kendin yika. Iste makine orda..’ dedim.
Ilk gün birsey görmedim.Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün bir baktim, makinenin basinda sadece kendi camasirlarini degil, benimkileri de yikiyor.”
Alman Delegesi söz almis, arkasindan..
“Ben de kararimiz geregince kocama: ‘Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulasigini kendin yika’ dedim..
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim. Üçüncü gün baktim, makinenin basinda sadece kendininkileri degil, benim bulasiklarimi da yikiyor.”
Üçüncü konusmaci bizden feminist kardesimiz.. “Türkiye’ye döner dönmez kararimiz geregince kocamla konustum. Ona dedim ki: ‘Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pisirmen gerekecek.Iste mutfak orada..’dedim.
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün sol gözüm biraz açilir gibi oldu, hafiften görmeye basladim.
Açılmadan
Temelin güzel kizi birgün vefat etmis.Temel mezar tasçiya gitmis ve;
“Bakire yasadi bir döne Bakire yasadi çok sene Bakire öldü fakire Temel kizi fadime” yazacaksin demis.Adamda
-”Bu çok uzun yazamam sunu kisaltalim” demis.Temel:
-”Nasil”.
Adam söylemis:
-”Temel kizi fadime açilmdan iade…”
Masal
Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :”Evin reisi erkektir adli kitap varmı?.” diye sorar.
Tezgahtar:”Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz.”
I Love You
Temel’in yabancı bir sevgilisi varmış.Temel,sevgilisine:
-I love you.demiş.
sevgilisi:
-I love you too.demiş.
temel içinden:”bu karı beni daha çok seviyor”deyip ona
-I love you three
Anahtar
Şövalyelerin gözüpek oldugu eski zamanlarda bu şövalyelerden biri Haçlı Seferlerine çıkmaya karar verir.Yola çıkmadan önce kahyayı yanına çağırır:
-”Haçlı Seferlerine katılacağım. Karımın bekaret kemerini sana veriyorum.Sana güveniyorum. 10 yıl içinde dönmezsem anahtarı kullanabilirsin.”
Şövalye baştan aşağı donanır, tozlu yollara revan olmadan önce dönüp son bir kez şatosuna bakar. Birden kahyanın, bağırarak nefes nefese şatodan dışarı koştuğunu görür:
- “Durun! Durun Majesteleri. Oh, iyi ki size yetişebildim. Bu yanlış anahtar!”
Aşk Elbisesi
Bir gün yaşlı kadın torununu görmeye gitmiş.Genç torunu kapıyı
çırılçıplak açmış.Kadın torununu böyle görünce çok şaşırmış.
-”Kız bune hal kapı bu halde açılır mı?”demiş.
-”Yok babaanne ben çıplak değilim.Üstümde aşk elbisesi var”.demiş.Akşam yaşlı kadın eve gitmiş.Kocası yaşlı adam eve gelmiş.Yaşlı kadın kapıyı çırılçıplak açmış.Yaşlı adam bunu görünce çok şaşırmış.
-”Hanım bu ne hal kapılara bu halde çıkılır mı?demiş.Kadın:
-”Yok kocacığım ben çıplak değilim üstümde aşk elbisesi var” demiş.adam:
-”Tamam karıcım ama bidakine ütülemeyi unutma.”
Şıp Diye
Adam, tıklım tıklım dolu bir hipermarketteymiş. Alışveriş eden çok güzel bir kadının yanına sokulmuş:
-Afedersiniz hanımefendi, karımı kaybettim bulamıyorum, benimle biraz konuşur musunuz?
Güzel kadın tepkili bir şekilde:
-Karınızı kaybetmenizle benim ne ilşkim var?
Adam izah etmiş:
-Ne zaman güzel bir kadınla iki çift laf etmeye kalkışsam, karım şıp diye damlar da…
Kilotsuz Gezseydin
Yeni evli çift sabah uyanırlar ve yatakta muhabbet başlar. Kadın sorar kocasına:
-Ya senin ayakların neden bu kadar büyük?
-Çocukluğumda çok yalın ayak gezdim de ondan.
-Peki ya, kafan neden bu kadar iri?
-Çocukluğumda hiç şapka giymezdim de ondan.
Kadın, bir süre düşündükten sonra:
-Vah vahh! Ne olurdu çocukluğunda biraz da kilotsuz gezseydin!…
-
Yeni
-
Bağlantılar
-
Arşiv
- Temmuz 2008 (902)
- Haziran 2008 (942)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS